shinkansen 5

Türklerin Shinkansen İle İmtihanı

 

Adını bile telaffuz etmek bizim için zulüm olan, Japonların en önemli ulaşım aracı Shinkansenler’ e bizim Türkiye’nin trenlerini emsal alırsak tren demek haksızlık olur, uzay aracı demek ise biraz fazla iddialı olacaktır. Kısaca yer uçağı tabirini kullanırsak çok eleştiri almayız diye düşünüyorum.  Shinkansen, tam Japonca tercümesi ile yeni tren hattı anlamına gelse de  hizmet vermeye 1964 yılında başladığı ve günümüzde neredeyse 60. hizmet yılına yaklaştığı için yeni demek artık pek doğru doğru olmayabilir.

6 bine yakın adanın neredeyse tamamını bir uçtan diğerine ortalama 250 kilometre hızla bağlayan ve içindeyken bu hızı asla hissetmediğiniz, raylarda adeta kayıyormuş gibi ilerleyen bu trenler her 15 dakikada bir tıka basa dolu olarak hareketle ve yolda en fazla 2 ya da 3 kez durarak ortalama 500 – 750 kilometrelik mesafeleri bir kaç saat içinde tamamlıyorlar.

Sürekli geliştirilen, 2003 yılında bir test sürüşünde 585 kilometrelik hıza ulaşmış ve bir çok çeşidi olan bu trenlerden günümüzde klasik tren raylarında kullanılan en hızlısı  Nozomi, yani Japonca Umut adı verilen N700 serisi. Bu seri 1999 yılından beri kullanılıyor ve ortalama 300 kilometre hız yapıyor. 515 kilometrelik Tokyo Osaka hattını 3 kere birer dakika durarak sadece  2 saat 22 dakika da tamamlıyor.

Ortalama 345 tane hızlı trenin her gün karşılıklı olarak yaklaşık 900 sefer yaptığı ülkede bu trenlerin yıllık gecikme ortalamalarının 40 saniye olduğunu ve kullanmaya başlandıkları 1964 yılından bugüne tek bir ölümlü kazalarının olmadığını düşünmek daha randevulara vaktinde gitmeyi bile pek alışkanlık haline getirmemiş ve trafikte dikkatsiz sürücüler yüzünden her yıl binlerce vatandaşımızı kaybetmeyi kanıksamış bizler için tüyler ürpertici bir detay.

Ülkenin hayat standardı göz önüne alındığında bile pahalı kaçan 140 dolarlık Tokyo Osaka arası hızlı tren bileti ücretine rağmen, neredeyse tüm Japonlar havalimanına ulaşma süresi, uçuş prosedürü derdi ve bekleme sürelerini de göze alıp, çok daha ucuz olan uçak yerine dakika sekmeyen ve şehrin merkezinden binilen trenleri tercih ediyorlar.

Tren biletleri hesaplanırken başlangıç fiyatı normal hızda yani ortalama 150 – 200 kilometre hızla giden ve daha çok istasyonda duran tren fiyatı baz alınıp bu fiyata yaklaşık bir bu fiyat kadar tutan ekspres hızlı tren fiyatı eklenir.

Trene bindiğinizde sizi karşılayan İngilizce Shinkansen’ e hoş geldiniz  anonsu Avustralyalı güzel şarkıcı Donna Burke tarafından seslendirilmiş ve her duraktan kalkışta duyuyorsunuz.

Japonların teknolojiyle gelenekselliği her ortamda nasıl harmanladığını Shinkansenlerde’de gözlemleyebiliyorsunuz. Birinci öncelik hijyen ve temizlik, vızır vızır işleyen Shinkansenlerin hiç birinin ne iç ne dış camında ne koltuğunda ne de kapısında ya da tuvaletinde en ufak bir leke görme şansınız yok. Trenler, Japonların arabaları, otobüsleri, ya da yolları gibi pırıl pırıl, adeta bal dök yala. Bir başlangıç istasyonundan binme şansınız olursa hareket saatinden 10 dakika önce perona gelen ortalama 15 vagonlu trenin her vagonuna giren 8 temizlik çalışanın vagonun iki tarafından başlayarak nasıl koltukları seyahat yönüne hızla çevirip yerleri ve camları temizlediğine şahit olmak gerçekten etkileyici.

Trenin kalkmasına bir kaç dakika kala gelip binmeleri gereken vagonların önümde ip gibi sıraya giren Japonlar, ana duraksa kalkışa 5 dakika kala açılan kapılardan, ara durak ise trenin durakladığı 60 saniyelik süre boyunca önce inenleri bekleyerek mekanik bir şekilde hızlı ve sessiz yerlerini alıyorlar.

Trenlerde bagaj için ayrılmış bir yer yok, orta boy çantalarınızı bacağınızın önüne ya da tepedeki rafa koyabilirsiniz ama büyük bavulunuz varsa  bu bavulu trene binmeden gideceğiniz noktalara kargo şirketleriyle göndermek adeta yazılı olmayan bir kural. Tren biletinin yanında bu bavul gönderme masrafını ve bavulun gittiğiniz yere sizden ortalama 3 – 4 saat sonra varacağını da hesaplamanız lazım.

Malum Japonlar çok sigara içerler, ama sigara içmek sokaklarda bile yasaktır. Trenlerde ise hemen her vagonun sonunda bir sigara içme kabini olduğu gibi komple sigara içilen vagonlar da vardır. Dilerseniz bu vagonlardan birine biletinizi alıp koltuğunuzda gazetenizi okurken ya da dışardaki manzaranın keyfine varırken, uçaklarda hosteslerin servis yaptığı troleylere benzer stantlarda  hediyelik ve içecek satan Shinkansen hosteslerinden aldığınız kahvenizi yudumlarken sigaranızı tüttürebilirsiniz.

Normal sınıfta koltuk bacak mesafesi oldukça geniş olmasına rağmen bir Japon koltuğunu yatıracaksa mutlaka ayağa kalkıp arkasındakine eğilerek selam vererek izin ister. Koltuklar standart sınıfta bir tarafta 2 koltuk yan yana, koridor ve diğer tarafta 3 koltuk yan yanadır. Yaklaşık bir ekspres hızlı tren farkı daha ödeyerek birinci sınıf seyahat edebilir, koridorun sağında ve solunda bulunan çok geniş ikili koltuklarda rahat bir uyku uyuyabilirsiniz.

Trenler için bilet kontrolü istasyonun girişinde ve treni kullandıktan sonra vardığınız istasyonda çıkarken yapılıyor tren içinde kondüktörler sürekli dolaşsa da Japonlar binecekleri trene ve oturacakları koltuğa çok özen gösterdikleri için bilet kontrolü yapmıyorlar, yani yolculara güveniyorlar ama yaklaşık her beş dakikada bir vagonda dolaşmayı da ihmal etmiyorlar. Kondüktörlerin istisnasız her kapıdan içeri girdiklerinde ve her kapıdan çıkarken yüzlerini tüm vagona dönüp eğilerek selam vermeleri de bizim hiç alışık olmadığımız bir durum.

Japonya ile ilgili diğer yazılar

 

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.