japonya shogun 2

Shogun Dizisi ve Japon Tarihi

Edo Dönemi

Kyoto, Edo, Nara, Tokyo Japonya’ya gelmeden önce mutlaka kulağımıza bir yerlerden çalınmış şehir isimleridir. Bu isimleri hayatımıza sokan dizi ise 1980’lerde evlerimize konuk olmuş Shogun dizisidir. 1970’ ler ve  öncesi doğmuş kim, Richard Chamberlain’ in canlandırdığı Anjin San’ ı hatırlamaz ki?

İsmi Shogun, yani Orduların Komutanı anlamındaki bu dizi, aslında Japon tarihinin önemli bir kesitini adeta özet yapar gibi bize sunar. 1600 lü yılların başında Japonca Kaptan anlamına gelen Anjin San’ın ya da dizideki adıyla Kaptan Blackthorne’un gemisinin Japonya kıyılarında kaza geçirmesi sonrası mahsur kaldığı bu ülkede başından geçenler, o günün siyasi ve ekonomik atmosferi ile çok detaylı olarak bize sunulur.

Bu diziyi, 2. Dünya savaşı sonrası 3,5 yılını bir Japon esir kampında geçiren James Clavell’in yazdığı tüm dünyada yaklaşık 20 milyon satan kitaba borçluyuz.

James Clavell, aslında Japonya’ya ulaşmış ilk denizci, Japonya’nın dış dünyaya kapanma sürecini başlatan Tokugawa aşiretinden Ieyasu’nun danışmanı, ilk ve tek batılı Samuray olan William Adams’ın hatıralarını kurgulamıştır.

Dizide William Adams, Kaptan Blackthorne yani Anjin San, Tokugawa aşiretinden Ieyasu ise Toranaga San olarak kurgulanmıştır.

Kelime dağarcığımıza Hai, yani Japonca Evet, ya da Wakarimasu, yani anlıyorum hep bu dizi sayesinde girmiştir.

1603 yılında başlayan son ve en katı Bakufu, ya da Shogunluk, yani askeri rejim, döneminin kurucu kahramanı Tokugawa aşiretinden Ieyasu’dur. Shogunluklar arasındaki kargaşa dönemi onun yönetime el koymasıyla son bulmuş ve başlayan döneme de Edo dönemi adı verilmiştir.

Ieyasu ile başlayan dönemde Japonya kendini adeta dış dünyaya kapatmıştır. Hristiyan misyonerlik yasaklanıp yabancılarla yapılan ticarete ve ticaret yapılacak ülkelere sınırlandırma getirilmiştir. Ülkeye yabancı girişi ve ülkeden insanların yurtdışına çıkması yasaklanmıştır. Toplum bu dönemde içine kapandığı için milliyetçilik kuvvetlenmiş ve sanatsal faaliyetler oldukça gelişmiştir.

Bu dışa kapanma dönemi ayrıca Japon tarihinin en barışçıl dönemi olarak da kabul edilir. Bu dönemde hiç savaş olmamıştır. Tokugawa Shogunlarının geliştirdiği politika sayesinde ülkeyi Shogunluk adına yöneten Daimyo’lar yani Derebeyleri ailelerini ve en değerli Samuraylarını Edo’da, Shogunluğun merkezinde sürekli rehin bıraktığı için asla isyan edememişlerdir. Daimyo’ların merkez de tutulan Samuray’ları boş kalmasınlar diye hem devlet işlerinde kullanılmış hem de sanata yönlendirilmişlerdir. Haiku denen üç mısra ile doğayı ve hayatı anlatan şiirler Samuraylar arasında bu dönemde yaygınlaşmıştır. Savaş teknikleri hariç güzel sanatlar, şiir ve felsefeyle de yakından ilgilenmeye başlayan  Samuraylar günümüzde filmlere de sıkça konu olan soylu savaşçı sınıfının ortaya çıkmasını sağlamıştır. Savaşların durmasıyla Samuraylık daha çok romantik bir konuma düşse de katı sosyal sınıflaşma sayesinde samuraylar kendilerine toplum içinde önemli bir yer edinmişlerdir. Kılıç taşıma yetkisi sadece onlara verilmiş ve geçimlerini sağlamak için bir işte çalışıp geçici savaşçılık yapmalarına mecburiyet bırakan durum son bulmuş, hepsi devlet tarafından maaşa bağlanmışlardır.

Tokugawa aşiretinin yaşadığı bölgenin adı olan Edo, küçük bir balıkçı köyü olarak, Kyoto’dan imparatorluğun başkenti unvanını sembolik de olsa 1603 yılında devir almıştır. 1868 yılına gelindiğinde ise bu sembolik devir teslim Edo adının doğudaki Başkent olarak değiştirilmesiyle resmiyet kazanır ve Edo 1868 yılından sonra Tokyo olarak anılmaya başlar.

Japonya ile ilgili diğer yazılar

 

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.