osaka kalesi

Osaka Kalesi Hakkında

Japonya’nın en büyük ikinci şehri, 20 milyonluk Osaka’da gezilecek ve görülecek tarihi mekan sayısı çok fazla değil. Şehirde turistlerin en önemli uğrak noktası, 1583 yılında, bölgenin derebeyi Toyotomi aşiretinden Hideyoşi tarafından yapımına başlanan kale.

1490 yılında eski Kraliyet sarayı kalıntılarının üstüne yapılmış bir budist tapınağını, 10 yıllık kuşatma sonucu ele geçirip yıktıran Hideyoşi yerine bugün aslında sadece modern bir kopyasını gördüğümüz kaleyi yaptırmaya karar veriyor. 14 yıl boyunca en ince detaya dikkat ederek inşa ettirdiği kalenin tamamlanmasını göremeden ise ölüyor. Babasının yerini alan Hideyori’ nin kaleyi tamamlatıp kullanmaya başladığı dönem, yani 1500′ lerin sonu, 1600 ler, Japonya’nın en karışık dönemi. Aşiretler arası savaşların son hız sürdüğü bu dönemde, Tokugawa aşiretinden Ieyasu ülkedeki iç karışıklıkları bastırır. Ülkeyi  en ağır askeri yönetimle yönettiği,  Japonya’nın tüm dış dünyaya kapandığı yıllar olarak kabul edilen Edo dönemini başlatarak  Japon tarihini değiştirir. Bu korunaklı kalede bir süre bağımsızlığını sürdürerek idare edebilen Toyotomi aşireti ancak 1614 yılında Tokugawa’ların saldırılarından nasibini alır.

Kalenin yapımındaki kullanılan Dul Avrat Otu ( Burdock ) duvar yapım tekniği sayesinde, ki birbirinin üstüne konmuş büyük kaya bloklar ve bunların ara boşluklarını dolduran bombeli küçük taşlar duvarlara tırmanmayı imkansız hale getiriyor, kuşatmaya 1 yıldan fazla kahramanca direnebilen Toyotomi’ler, 1615 yılında sayıca çok üstün olan Tokugawa’lara yeniliyor ve tarihten siliniyorlar.

Bu galibiyet sonrası Tokugawa’lar  60 bin metrekarelik bir alana yayılmış kaleyi yeniden güçlendirip kullanmaya başlıyorlar. 1615 ile 1620 yılları arasında Seto iç denizindeki taş ocaklarından getirilen çok büyük granit bloklar harç kullanılmadan birbirlerine eklenip dış duvarlar ve hendekler sağlamlaştırılıyor. Ana bina dışardan 5 olarak gözükecek şekilde 8 katlı olarak inşa ediliyor.

1660, 1665 ve 1843′ te çeşitli patlama, yangınlarla hasar görüp tekrar tekrar onarılan kale 1868 yılında İmparator Meiji taraftarları tarafından Shogun’luğun sonlandırılması hareketinde tamamen kullanılmaz hale getiriliyor.

İmparator Meiji döneminde Osaka kalesi Askeri Tophane olarak kullanılan ek binalarıyla adeta yeniden hayat buluyor. Osaka Valiliği,  ana binayı 1928 yılında tamamen yeniliyor. Şanssızlığını bir türlü yenemeyen kale, 2. Dünya savaşının son günleri olan, 1945 yılında tamamen tahrip oluyor ve yakın geçmişe kadar adeta terk edilmiş olarak kalıyor. Aslına uygun olarak yapılan yenileme 1997 yılında bittikten sonra ziyarete açılan kalenin içindeki modern asansör ve sensörlü kapılar sizi oldukça şaşırtacak.

Kaleyi gezerken katlarda vitrinler içinde oldukça ciddi bir şekilde kurşun askerlerle düzenlenmiş savaş sahneleri, maketler, samuray kıyafet detayları ve resimler ilginizi çekebilir. Aynı zamanda en üst katta bulunan gözleme kulesi çevre ile ilgili bilgi sahibi olmanızı sağlıyor.

Kalenin iç ve dış bahçesinde bulunan yüzlerce Sakura ağacı, her yıl Sakura Senzen, yani Sakuraların çiçek açtığı dönemde, Japonya ile ilgili hemen her turistik broşürde yerini almış çiçeler arasındaki ikonik Osaka kalesi fotoğrafını çekebilmenizi sağlıyor.

Kaleyi gezerken bahçede dikkatinizi çeken ve içine girilemeyen Batı tarzı büyük binanın ise bambaşka bir hikâyesi var. Meiji döneminde Kraliyet ordusunun ana karargâhı olarak yapılan bu bina 2. Dünya savaşında ağır bombardıman ile büyük hasar alıyor. 1948 yılında yenilenip 1958 yılına kadar Osaka Polis merkezi olarak kullanıldıktan sonra ise şehir müzesine çevriliyor. 2001 yılında modern şehir müzesi açıldıktan sonra ise görevini tamamlayıp boş bir şekilde yeni bir projeyi bekliyor.

 

Japonya ile ilgili diğer yazılar

 

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.