Manga 2

Manga ve Animeler Cenneti Japonya

Manga Japonca ‘da çizilmiş anlamına gelen bizim çizgi romana karşılık gelen bir kelimedir. Tarihte ilk defa 1819 yılında üstat Hokusai Katsushika kendi ağaç üzerine çizdiği karikatürleri öğrencilerine tanıtmak için ilgisiz anlamında Man,  resim anlamındaki Ga kanjilerini beraber kullanmıştır.

1853 yılından itibaren Japonya’nın dünyaya açılma sürecinde Avrupalı sanatçılar sayesinde çizgi romanla tanışmasına şahit oluyoruz.

1900’lerde Amerikan gazetelerinde yaygınlaşmaya başlayan kısa çizgi romanlar, 1920’li yıllarda kısa ve politik içerikli çizgi romanlar şeklinde Japonların da hayatına giriyor. 2. Dünya savaşı sonrası hızla büyüyen sektör günümüzde öykü şeklini almış tamamı binlerce sayfadan oluşan çizgi roman serileriyle devam ediyor.

Mangaka Japoncada Manga çizen anlamında kullanılır. Günümüzde Mangakalar o kadar yaratıcı ekiplerle çalışmaktadır ki hiç konu sıkıntısı çekmeden binlerce sayfaya ulaşan Mangalar yayınlanabilmektedir. Bu yaratıcı ekipler Mangaları binlerce konuda ve türde, çok farklı kitlelere yönelik hazırlamaktadır.

Avrupa’da ya da Amerika’da aylık çizgi roman dergileri 30 sayfa civarı basılırken Japonya’da Mangalar ayda 300 sayfayı geçmektedir. Hal böyle olunca Manga’lar Japon kitap piyasasının da yüzde 30’unu temsil eder. İstatistiklere göre her Japon yılda ortalama 15’den fazla Manga almaktadır.

Mangalar her ne kadar Japon kültürünü yansıtsa da bunu batılı kıyafetler ve batılı yüz hatlarına sahip kahramanlarla yapar. Kahramanlar genelde uzun bacaklı, iri yapılı Avrupai yüz hatlarına sahip ve özellikle büyük gözlüdür. Japonlar ideal insan tanımlamasını muhtemelen Manga karakterleri üzerinden yapmaktadır.

Günümüzde Tokyo’da Shinjuku bölgesine yolunuz düşerse burada Manga sayfalarından fırlamış gençler gözünüze çarpacaktır. Özellikle genç kızlar Manga karakterlerinin saçlarını ve giysilerini giyerek cazip olmaya çalışırlar.

Japonya’da son dönemde en çok konuşulan konu sanal sevgili modasıdır. Her şeyin gittikçe bireyselleştiği Japonya’da gerçek kişiler arası ilişki yerine boyunu yüzünü fiziksel ve ruhsal özelliklerini seçebileceğiniz karakterlerle cep telefonu uygulaması üzerinden sevgili olma modası korkutucu bir hızla yayılmaktadır. Bu sevgili seçenekleri içinde en rağbet görenler ise genel olarak uzun bacaklı Avrupai hatlara sahip büyük gözlü Manga karakterleridir.

Anime ise animasyon olarak da dilimize çevirebileceğimiz çizgi filme karşılık gelen bir kelimedir.

1960′ lara gelindiğinde Avrupa ve Amerikan film sektörünün büyümesine karşılık Japon film sektörünün dar bütçelere hapsolması, aktör bulma sıkıntısı Japon sinema sektörünü bir arayışa itmiş ve 1960′ lardan itibaren Mangaların çizgi film olarak Anime adıyla ekrana uyarlanması başlamıştır. Konu, mekân alt yapı, aktör ve dekor maliyeti doğurmayan bu filmler ilk olarak Osamu Tezuka tarafından Walt Disney’den ilham alınarak yapılmaya başlanmış sonrasında da hızla yaygınlaşmıştır. Japonlar 1928 doğumlu Osamu Tezuka’yı Anime’nin babası olarak kabul eder ve Walt Disney’in Japon muadili olarak görürler.

Günümüzde gene Manga’lar gibi küçük çocuklara eğitici amaçlı olanlarından tutun da yetişkinlere cinsel amaçlı olanlarına kadar binlerce çeşidi vardır.

Tokyo’da Manga ve Anime’nin başkenti olarak kabul edilen semt Akhiabara’dır. Aynı zamanda elektronik alış verişinin de yapıldığı bu bölgede çok katlı Manga ve Anime dükkânlarından tutun da bunların karakterlerine ait çeşit çeşit eşya ve objenin satıldığı süpermarketlere rastlarsınız. Sırf bu dükkânların kalabalığını ve insanların nasıl bu karakterlere bağımlı olduğunu görmek için bile gidilmesi gereken bir semttir Akhiabara.

Japonya hakkında diğer yazılar için tıklayınız

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.