Japonya'da Trafik 4

Japonya’da Trafik ve Yollarda Olmak

Japonya’da büyük şehirlerde yer altında ki raylı sistemin karışıklığı, asfalt yollarla adeta yer üstüne de taşınmıştır. Tokyo’da bazı noktalarda dolaşırken üstünüzde birbirini türlü yönlere doğru kesen viyadüklerle 6 ya da 7 katlı yollara şahit olursunuz. Bazı noktalarda bu yollar adeta düğüm olmuş bir ip yumağı kadar karışıktır.

Japonya’da ulaşımı kolaylaştırmak için öyle detaylı viyadükler planlanır ki Osaka’da 16 katlı Gate  Tower Building’in 4 ile 8 inci katlarının istimlak edilerek içinden geçirilmiş otoyol bu planlamanın en belirgin örneklerinden biridir.

Tüm yolların insan sağlığına en az zarar verecek şekilde araç gürültüsü ve egzoz gazını kesen şeffaf plastik duvarlarla kaplıdır.  Tokyo merkezde o çok katlı yolların altında bile insanlar sessizlik ve huzur içinde dolaşabilmektedir.

Japonya’da trafik İngiltere’deki gibi soldan akar. Genelde İngiliz sömürgelerinde görülen bu durumun açıklaması ise Japonya’da Samuraylara kadar uzanır. Samurayların yolda yürürken karşılarına aniden bir düşman çıkma ihtimaline karşı her an tetikte yürümeleri ve kılıçlarını rahat çekebilecek şekilde yolun solundan ilerlemeleri, karşıdan gelen halk ve kullanılan 2 tekerlekli yük taşıyan araçların da onlara çarpmamak için soldan gitmelerine sebep olmuştur.  1951 yılına gelindiğinde bu alışkanlıklar göz önüne alınarak trafik soldan akacak şekilde düzenlenir.

Japon sürücüler hızlı ve stresli iş hayatlarının aksine araç kullanırken oldukça sakindirler. Trafikte sağdan veya soldan gelen bir aracın sinyali görüldüğü anda mutlaka yol verilir. Yolu alan sürücünün dörtlü flaşörlerini açarak arkasındakine teşekkür etmesi ise adeta yazılı olmayan bir kuraldır.

Tren yollarını bu kadar yoğun kullanan bir ülkede bazı trafik kanunlarının tren yolları konusundaki hassasiyeti de dikkat çekicidir. Tren yolunu bariyer açık olmasına rağmen geçecek bir aracın tam olarak durması ve iki yönü kontrol ettikten sonra geçmesi zorunluluğu vardır ki birçok noktada bulunan kameralarla bu kurala uymazsanız ceza hemen adresinize postalanır.

Japonların trafikte sakin ama seri araç kullandıklarına şahit olursunuz. Araç kullanmak bu sakin akan trafikte kolay gibi görünse de büyük şehirlerin içinde cadde yön panolarının karışıklığı, kavşak noktalarında beş ya da altı değişik yöne verilen çıkışları takip edebilmek pek de kolay değildir.

Tokyo gibi 20 milyondan fazla insanın yaşadığı bir şehirde iş çıkış saatlerinde bile yoğun bir trafik görememek Japonya’da kısa süreli bulunanlar için ilginçtir. Bunun tek sebebi Japonya’da araç sahibi olmanın getirdiği maliyettir. Tokyo’da bulunan yüzlerce metro istasyonu, aylık ulaşım kartları ile Japonlara evleri ve işyerleri arasındaki ulaşımı araç sahibi olmaktan çok daha avantajlı şartlarla sunar.

Araç sahibi olmak Japonya’da gerçekten çok pahalıya patlar. Arabayı satın almadan önce bir park yeri sahibi olmak gerekir ki bu yerler ancak belediyeden aylık olarak kiralanır. İşinize arabanızla gitmek istiyorsanız en yakın otoparka da ayrıca aylık olarak bir servet ödeyeceğinizi unutmamalısınız. Benzin fiyatları dünya ortalamasının çok üstündedir. Yollara gişelerde elektronik olarak ödenen kullanım bedelleri, sigorta, vergi, mecburi bakım ve muayene paraları da yıllık çok ciddi bir meblağ tutacaktır.

Araçlarda dikkatinizi çekecek bir diğer unsurda plakalardaki renk çeşitliliğidir. Ülkede araçlar motor hacimlerine göre ikiye ayrılmıştır. Motor hacmi yüksek özel araçlar beyaz zeminli plaka kullanırken ticari araçlar yeşil zeminli plaka kullanırlar. Motor hacmi düşük özel araçlarda plaka zemini sarı, ticari araçlarda siyah olarak kullanılır.

İki tekerlekli araçlarda ise düşük motor hacminde plaka rengi mavi iken büyük hacimlerde plaka rengi yeşil olur.

Tüm vergi, otopark ve otoyol ödemeleri bu plaka renklerine göre düzenlenmiştir.

Japonya’da trafikte çok iyi bildiğimiz markaların ülkemizde hiç rastlamadığımız modellerini görürüz. Bu Japonların, milliyetçiliklerinin ve kendi vatandaşlarına verdikleri önemin ince bir göstergesidir. Tüm araç firmaları en yeni, en özellikli modellerini önce Japonlar için üretip satar ve ortalama 1 yıl sonra üst model üretildiğinde bu bir önceki teknolojiyi dünya ülkeleri için satışa sunarlar.

Japonya ile ilgili diğer yazılar için tıklayınız

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.