Sake

Japonya’ da İçki Kültürü Sake İle Başlar

Sake

Bizim Sake olarak bildiğimiz, Avrupalıların ise beyaz pirinç şarabı olarak adlandırdığı Nihonshu, Japonya’nın en karizmatik içkisidir.

Hem sıcak hem soğuk içilebilme özelliği ile de dünyada tektir.

Binlerce yıldır Japon yeme içme kültürünün en önemli parçasıdır.

Pirinçten mayalandırılarak yapılan bu içkinin yapımında yemeklik pirince göre protein oranı daha düşük olan kabuklarından ayrılmış saf beyaz pirinç kullanılır. Pirinçteki nişastayı parçalayıp şekere dönüştürdükten sonra maya ile alkol sentezini sağlayan Koji bitkisi ve kullanılan suyun kalitesi içkinin tadında önemli etkenlerdir. Damıtma sonrası alkol derecesi 14 ile 16 civarında olur.

Sake yapımında kullanılacak pirincin nişasta oranı, tadı ve kaliteyi en belirleyen unsurdur. Nişasta oranı arttıkça Sake’ nin kalitesi artar. Pirinç tanelerinde, protein oranı içten dışa doğru, nişasta oranı ise dıştan içe doğru artarak gider. Üreticiler nişasta oranının yükselmesi ve kalitenin artması için pirinci öğüterek dıştaki yüksek proteinli kısımdan kurtulmaya çalışırlar.

Sakeler bu öğütme oranına göre sınıflandırılırlar.

Yarısı öğütülmüş pirinçten elde edilen sake en kaliteli olarak kabul edilir. İçimi, kokusu ve tadı çok hafiftir, tadı ağızda fazla kalmaz Junmai Daiginjoshu olarak adlandırılır.

Yüzde 40′ ı öğütülmüş pirinçten elde edilen sakede tat biraz daha meyvemsidir, koku ise daha güçlüdür. Junmai ginjpushu olarak adlandırılır.

Öğütme oranı yüzde 30’a düşünce koku azalıp tad biraz daha sertleşir. İlk içmeye başlayanlar içim önerilen çeşit budur. Junmaishu olarak adlandırılır.

Pirincin öğütme oranına göre isimlendirilmiş sake üretimde geçirdiği evrelere göre de ayrıca sınıflandırılır.

Alkol oranını dengelemek için su eklenmemiş 17 ila 20 derece alkollü ham sakelere Genshu denir.

Mayalama süreci kısa tutulur alkol oranı düşük kalırsa ki bu sake tatlıdır Amazake adını alır boza kıvamındadır.

Pastörize edilmemiş taze kokulu hafif sakelere Namazake denir.

Yıllandırılmış hafif baharat eklenmiş sakeler Koshu adını alır. Bu yıllandırma fıçıda yapılır ve ahşap tadı sakeye sinerse Taruzake denir.

Pirincin son sıkılması için tülbent kullanılmış ve renk şeffaf değil de daha çok süt gibiyse konulan isim Nigorizake’dir.

Bu kadar çeşidi olan bu içkinin anlaşıldığı üzere tadı ile ilgili çok net bir tanım yoktur. Ülkedeki 2000 den fazla üretici piyasaya birbirinden oldukça farklı tatlarda ürünler sunabilmektedir.

Genelde porselen ya da ahşap bardaklarda içilen sake’ nin şişesi açıldıktan sonra bir kaç gün içinde tüketilmezse bozulur.

Bira

Sanılanın aksine Japonya’da bira tüketimi oldukça fazladır. Tokyo’yu gezerken bir çok yerden gözüken, tepesinde altın bir boynuz olan Asahi birasının merkez binası, adeta bu tüketimin ispatı gibi şehrin ortasında dikilir.

Ama bira derken bizim anladığımız bira tadını kastettiğiniz pek söylenemez.

Asahi biraları bizim alıştığımız biraya en çok benzeyen içecektir ama bunun dışında üzerinde bira yazsada bir çok içecek alıştığımız bira tadı ve aromasından çok uzaktır. Mesela son yıllarda hızla yayılan yosun kullanılarak yapılmış yeşil renkli içecekler ya da anti oksidan meyveler kullanılarak yapılmış kırmızı renkli içecekler üzerlerinde bira yazsa da damak zevkimizden oldukça uzaktır.

Japonya hakkında diğer yazılar için tıklayınız

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.