Japon Balikcisi

JAPON BALIKÇISI

Denizde bir bulutun öldürdüğü

Japon balıkçısı genç bir adamdı.

Dostlarından dinledim bu türküyü

Pasifik’te sapsarı bir akşamdı.

 

Balık tuttuk yiyen ölür.

Elimize değen ölür

Bu gemi bir kara tabut,

lumbarından giren ölür.

 

Balık tuttuk yiyen ölür,

birden değil, ağır ağır,

etleri çürür, dağılır

Balık tuttuk yiyen ölür.

 

Elimize değen ölür.

Tuzla, güneşle yıkanan bu vefalı,

bu çalışkan elimize değen ölür.

Birden değil, ağır ağır,

etleri çürür, dağılır

Elimize değen ölür…

 

Badem gözlüm, beni unut.

Bu gemi bir kara tabut,

lumbarından giren ölür.

Üstümüzden geçti

 

Badem gözlüm beni unut.

Boynuma sarılma, gülüm,

benden sana geçer ölüm.

Badem gözlüm beni

 

Bu gemi bir kara tabut.

Badem gözlüm beni unut.

Çürük yumurtadan çürük,

benden yapacağın çocuk.

Bu gemi bir kara tabut.

Bu deniz bir ölü deniz.

İnsanlar ey, nerdesiniz? Nerdesiniz?

 

Kim bilmez ki Nazım Hikmetin bu dizelerini.

Ama kaçımız bilir ki, şairin bu dizelerle,  Amerika’nın Bravo kod adıyla 1954 yılında Pasifik’te patlattığı hidrojen bombasının Marshall adalarında yaşayanları ve yakında bulunan Lucky Dragon isimli balıkçı teknesindekileri nasıl etkilendiğini anlatmak istediğini.

Günümüzde nükleer karşıtı her toplantı ya da gösteride bu dizeler dünyanın bir çok yerinde hala çınlamaktadır.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.