Hive Özbekistan 5

Hive Hakkında Bilinenler Ve Az Bilinenler

  • Hive Karakum Çölü’nün ortasına yakın bir yerde yer alan her şeyiyle topraktan yapılmış bir şehirdir.
  • İsim Arapça lezzetli anlamındadır.
  • Tarih boyunca İpek Yolu üzerinde, Çin’e giden kervanların konakladığı en önemli duraklardan biri olmuştur.
  • Şehirde 2600 yıldır yerleşim olduğu kabul edilmektedir.
  • Nüfusu yaklaşık 55 bin kişidir.
  • Hive, Urgenç şehri ile birlikte, Anadolu Selçuklu Devletinin yıktığı Harzemşahlar devletinin kurulduğu Harezm bölgesinin  2 şehrinden biridir.
  • Cebir Biliminin kurucusu sıfırı bulan, bölgede doğmuş büyük matematikçi El Harizmi’nin heykeli hemen şehrin girişinde surların dışındadır.
  • Ünlü matematik ve Gökbilimci El Biruni bu bölgede doğmuştur.
  • Şehir 1990 yılında Unesco dünya mirası listesine alınmıştır.
  • Hive’nin neredeyse 10 kilometre uzunluğundaki kilden surları, belli bir eğimle yükselerek bazı yerlerde 5-6 metrelik bir kalınlığa ulaşarak şehri sarar.
  • 7000 kişinin İç kale adı verilen surların içinde yaşadığı kabul edilmektedir.
  • İç kaleye 4 büyük kapıdan girilir. Güneyde Taş Kapı, Batıda Ata Kapı, Kuzeyde Bahçe Kapı ya da Buhara Kapı ve zamanında esir ticareti ile ünlenen Doğudaki Pehlivan Kapı kentin 4 ana girişidir.
  • Batı yönünde uzanan şehir surlarının üzerindeki mezarlar; Arap saldırılarında kenti korumak adına 8. Yüzyılda Hiveliler tarafından akıl edilmiştir.
  • Ata Kapı’dan girince geniş bir meydana açılan ana cadde üzerinde kentin bir çok önemli yapısı yer alır. 18. Yüzyılın sonlarında inşa edilmiş, 215 ahşap sütunuyla İspanya Cordoba’daki Endülüs Camisi’ni hatırlatan 52 metrelik dev bir minareye sahip Cuma Camisi bunlardan en önemlisidir.
  • Surların içinde Ata Kapı ’ya çok yakın ikinci bir kale kadar korunaklı Kohna Ark yada Eski Saray, Hive’nin en eski yerleşim bölgesini temsil etmektedir. 17. Yüzyılda yaptırılmış bu sarayın duvarlarının içinde Hanedanlığın yaşadığı mekânlar, cami, mutfak ve muhafızların barındığı odalar görülebilmekte ayrıca terastan panoramik Hive manzarası seyredilebilmektedir.
  • Doğu batı ana caddesi üzerinde Muhammed Emin Han’ın Medresesi, ve 70 metre olarak öngörülüp 29 metrede yarım kalmış turkuaz kubbesi gözükür. Kalta-Minör ya da Kısa Minare şehrin gerçek sembolüdür. 1855 yılında Muhammed Amin Han öldürülünce minarenin inşaatı yarım kalmıştır.
  • Muhammed Emin Han Medresesinin yanında Matniyaz Divan Beyi Medresesi görülür. Her iki medresenin duvarları da seramiklerle süslüdür. Bereketi simgeleyen nar motifleri, güvercin kanadını temsil eden Rumi desenler ve badem motifleri oldukça dikkat çekicidir.
  • Medrese mimarisi Anadolu’ya Özbekistan’dan gelmiştir. Ülkemizdeki bir çok örnek gibi buradaki medreseler de ön cephede büyük bir taç kapı ve ortasında geniş bir avlu, alt katta derslik, üst katta ise yatakhanelerin bulunduğu dikdörtgen şeklindeki ana binalardan oluşur.
  • Turkuaz seramiklerle kaplı dev kubbesiyle, Hive’nin en dikkat çekici yapısı Pehlivan Mahmut Türbesi 1701 yılında yapılmıştır. 14. Yüzyılda yaşamış, savaşçılığı ve şairliği aynı kimlikte buluşturabilmiş günümüzde bile yazdığı tasavvuf şiirleri bilinen Pehlivan Mahmut, adeta kentin kahramanıdır. Ölümü sonrası gömüldüğü yerde başlangıçta tek başına sade bir mezarda dinlenirken, yıllar sonra manevi önder ilan edilip kutsallaştırılmıştır. Ona yakın olma fikriyle zenginlerin ve önemli kişilerin kendilerine başka türbeler yaptırması burayı giderek dini bir merkez haline getirmiştir. Semerkand ve Buhara’nın sembolü mavi kubbelerden Hive’de sadece bu türbe de vardır.
  • Pehlivan Kapı, tarihi boyunca ticaretin merkezi olmuş bir dönemde esir ticaretinin yoğunluğu ile nam salmış.
  • Pehlivan Kapı’nın hemen yakınında yazlık sarayı Taş Avlu yer almakta. 19. Yüzyılın ilk yarısında inşa edilen saray kışlık saraydan sonra hanedanın en gösterişli yapılarından.
  • Labirent gibi sokakların sonunda büyükçe bir meydanda gördüğümüz İslam Hoca Külliyesinin içindeki 57 metrelik minare, Hive’nin en yüksek yapısı. 10 metrelik taban çapının yukarı çıktıkça daraldığı etrafını turkuaz renkli seramik kuşakların çevrelediğini ve en tepede şapka ile biten bu minarenin arkasında 42 hücreli büyük medrese yer alıyor. İslam Hoca, 19.yy.da Rusya’nın kontrolü altındaki Hive Hanlığının en önemli veziri olarak öne çıkıyor.
  • İslam Hoca Külliyesine çok yakın Cuma mescidinin de 52 metre yüksekliğinde etrafı turkuaz seramik kuşaklarla bezeli minaresi oldukça ünlü ve görülmeye değerdir. 18. yüzyılda inşa edilmiştir. Etrafı tuğla duvarlarla çevrili camiye dört taraftan da girmek mümkündür.  İçerde 215 ahşap direk ile desteklenmiş, düz tavanlı salon tek kelimeyle muhteşemdir.
  • Zerdüştlük dininin kurucusu Zerdüşt peygamberin doğum yerinin bu şehir olduğu rivayet edilmektedir.
  • Zerdüştlüğün kutsal kitabı Avesta’da ekmek için “Kutsaldır sizi güçlü ve sağlıklı yapar” yazar. Günümüzde ekmek ve ekmek yapımı şehirde dinsel olmasa da hala geleneksel olarak çok önemlidir ve eski yöntemler kullanılmaktadır.
  • Farsça ekmek anlamına gelen nan, yörede ekmeğe verilen isimdir. Bir çok evin bahçesinde taş ekmek tandırı görmek mümkündür. Bu tandırları şehrin merkezindeki meydanlarda bile bulabilirsiniz. Ekmeğin üzerine yapılan şekillerin bile Zerdüştlük ile ilgisi olduğu ve zamanında tapınılan güneşi simgelediği kabul edilmektedir. Motifler aynı zamanda barışın, iyi niyet ve mutluluğun simgesidir ve aynısını dini kitaplarında hatta Hive’deki binaların bazılarının üzerinde bile görebilirsiniz.
  • Ülkemizde de yaygın olan ekmeği öpüp başa götürme alışkanlığında zerdüştlüğün etkisi olduğu düşünülmektedir.

© 2016 Rotadisi.com.tr

Bilgiler ancak link verilerek yayınlanabilir, alıntı yapılamaz.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.