Ertugrul Fırkateyni 3

Ertuğrul Fırkateyni

Bir Geminin Batıp Bir Dostluğun Doğduğu Yer

Uçak henüz yeni kalkmıştı, sarsıla sarsıla ilerliyorduk, grubumdaki yolcular Osaka’ya doğru gitmenin heyecanı ile koyu bir sohbet içindeydi. Benimse gözlerim yorgunluktan kapanıyordu.

Omuzuma şefkatle dokunan el ve gözlerimi araladığımda karşımda gördüğüm, gözlerinin içi parlayan sevimli Japon hostes, en sevmediğim uçuşlardan birini yaparken terslenme potansiyelimi bir anda ortadan kaldırmıştı.

-Beyefendi siz grubun liderisiniz doğru mu?

Soruyu duyunca hemen panik olmuştum. Ancak bir yolcum hastalandığı ya da çok sıradışı bir durumda bana bir hostesin bu şekilde ulaşılacağını biliyordum.

-Kaptan pilot sizi görmek istiyor.

Kulaklarıma inanamamıştım. Yıllarca gruplarımla bindiğim uçaklarda, şu an duymakta olduğum bu cümle, çölde kutup ayısıyla karşılaşmak gibi bir his verdi bana. Çok önemli bir şey olmuş olmalıydı… belki uçak düşüyordu, içerdeki 42 misafirim için bu durumu açıklamak da bana düşecekti ve bunun için kaptan beni çağırıyordu… Kim bilir.

Sessizce söyleneni yaptım ve kokpite doğru ilerledim.

Kaptan pilot beni dışarı çıkarak karşıladı. Öne hafifçe eğilerek verdiği klasik selam sonrası, beni ve grubumu uçakta ağırlamaktan ne kadar mutlu olduğunu, kendi, ekibi ve havayolları adına bana iyi yolculuklar dilediğini söyledi.

Konu bu olmamalıydı, merakla cümlelerinin devamı bekliyordum.

-Uçakta bulunan 96 yolcunun siz dâhil 43 tanesi Türk. Bugünün tarihini biliyor musunuz?

Soru o an içinde bulunduğum durumdan daha da anlamsız gelmişti ama tarihi çok iyi biliyordum 16 Eylül 2010.

-Bize verilen son Osaka Havalimanı yaklaşım rotasına göre Kushimoto üzerinden 138 derecelik bir yay çizerek 2200 metre irtifada alçalmamızı sürdürerek Osaka havalimanına ineceğiz. Sema açık, camlardan kıyı şeridi ve denizi rahatça gözlemleme şansınız olacak. 120 yıl önce bugün fırtına sebebiyle aşağıdaki kayalıklara çarparak batan Ertuğrul Fırkateyni ve ülkenizin kaybettiği 547 denizcinizi saygıyla anıyoruz…

Dilim tutulmuştu, boğazımda ki düğüm, kaptan pilotun biraz sonra Japonca ve İngilizce yapacağı anonsu Türkçe ‘ye çevirmeme engel olmasın diye çok uğraştığımı hatırlıyorum.

Ertuğrul Fırkateyninin hazin öyküsü işte böylesi derin bağlar kurmuştu Japonlar ve Türkler arasında.

16 Eylül 1890 yılında Japonya’yı oluşturan takımadalardan Okinawa’nın Şiomonizaki fenerinin hemen önlerinde yaşadığı buhar kazanı ile ilgili problemi çözülemeyince yorgun gemi Kushimoto kayalıklarına doğru sürüklenmişti. Facia sonrası bölge halkının üstün çabasıyla geminin ancak 69 personeli kurtarılabilmiş ve 587 evladımızı Japon topraklarına emanet bırakmıştık.

Kazanın ertesi günü denizin geri verdiği evlatlarımızın bedenleri kasabada yaşayan halk tarafından Şiomonizaki fenerinin hemen yanındaki tepeye gömülmüştü.

1891 yılında bu faciayı unutmayan Japon hükumeti bu tepeye Ertuğrul Fırkateyninde hayatını kaybedenlerin anısına bir anıt diker.

O anıtın üstünde yazan bir kaç cümle hala bugün tüylerimizi diken diken etmeye yetecek kudrettedir.

 

“Rüzgârın hiddeti,”

“Koca gemiyi yendi,”

“Şehit düşen elçilerin bedeni,”

“Dostluğumuza temel oldu”

 

Japonya’da yapılan anıt 1929’da genişletilip 1937’de restore ettirilir ve o zamanki Japonya Büyükelçisi Hüsrev Gerede tarafından 3 Haziran 1937’de bir törenle tekrar açılır.

Günümüzde hala her yıl burada anma törenleri düzenlenmektedir.

1974 yılında Kushimoto’da bir de Türk müzesi açılır. İçinde Ertuğrul Fırkateyninin bir maketi, şehit askerlerin resimleri ve eşyalarının olduğu bu küçük müze günümüzde de ziyarete açıktır.

2004 yılından itibaren Bodrum Sualtı Arkeoloji Enstitüsü girişimleri ve Japonların maddi yardımıyla batıktan çıkarılan 535 parça da 2015’den itibaren İstanbul Deniz Müzesi içinde sergilenmektedir.

Türkiye de bu facia ile ilgili ilk anıt ancak 2005 yılında yapılır. Bu anıt, Japon Sakura vakfının yolladığı, şehitlerimizi sembolize eden 547 sakura fidanının da dikildiği Nezahat Gökyiğit botanik bahçesindedir. İkinci anıt Ünyeli şehitler adına 2014 yılı Eylül ayında Ünye Topyanı bölgesinde dikilir.

Facianın yaşandığı Kushimoto aynı zamanda Mersin ve Samsun Yakakent ile de kardeş şehirdir.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.