Emir Timur 1

Özbekistan’ın Gururu Emir Timur

Özbekistan’da en çok duyacağınız isimlerin başında gelen Emir Timur, Atatürk’ün “O şüphesiz ki gelmiş geçmiş en büyük komutandır” diye bahsettiği, Timur Devletinin kurucusu, Özbek halkının gurur kaynağı, hiç yenilmemiş büyük Türk komutanıdır.

Özbekistan’a geldikten sonra ilk fark ettiğimiz şeylerin başında Türkiye Cumhurbaşkanlığı forsundaki 13. Yıldızla temsil edilen Timur Devleti ve kurucusu Emir Timur hakkında çok da net fikir sahibi olmadığımız olur.

Hatta bilgisizliğimiz o kadar vahimdir ki neredeyse hiç birimiz Ankara Havalimanı Esenboğa’nın, Timur’un ünlü fil taburu komutanı İsen Buga’dan geldiğini bile bilmez.

Özbekistan’da Timur ile ilgili dikkat etmemiz gereken en önemli detay, Türkiye’de sıklıkla eklediğimiz Lenk ekinin aslında bir hakaret sayıldığı ve kullanılmaması gerektiğidir.

1336 yılında Semerkant yakınlarında bir Türk boyu olan Batı Göktürklerin Barlaslar boyunda doğan, kendini hep Türk sayan büyük komutan gençliğinde ayağına aldığı bir darbe ile yaralanmış ve bütün hayatı boyunca aksayarak yürümüştür. Düşman devletler ve İran bölgesi devletleri bu aksamasını farsça aksak anlamına gelen leng ekiyle bir çeşit aşağılama olarak isminin sonuna eklemişlerdir.

Emir Timur, hayatı boyunca 27 hükümdarı dize getirmiş, hiçbir savaşı kaybetmeyerek tarihe adını yenilmez komutan olarak yazdırmıştır. Her ne kadar ölümü sonrası çocukları zorlama bir secere ile onun soyağacını Büyük Hakan Cengizhan’ın soyuna bağlamaya çalışsa da gerçekte bu soydan gelmediği için Han ünvanını taşımamış ve Emir ünvanıyla hayatını tamamlamıştır. Zaten Moğollar Emir Timur’u sahiplenmez ve ona Damat anlamına gelen Küregen derler. O da otoritesini pekiştirmek adına yönetimi boyunca yanında sürekli Cengiz Han soyundan birini, Han ünvanıyla bulundurmuştur.

Parmağından hiç çıkarmadığı yüzüğünde Rasti-Rusti yani doğruluk selamettir yazar.

Osmanlılar onu “Yenilmez Tatar”, Bizanslılar, ” İslam’ın Kılıcı”, Araplar “Bozkırdan Gelen Bela” adıyla anarlar.

Emir Timur askeri tarihin dahi komutanıdır. Dünya tarihindeki ilk üniformalı birlikleri kurdurur. Ordusunun en büyük kısmını “Yakala ve Öldür” diye bağıran süvarilerden oluşturur. Timur İmparatorluğunu, Osmanlı’nın 200 yılda ulaştığı yüzölçümünün 2 katına 17 yılda ulaştırır.

Peki nasıl olmuştur da bu kadar önemli bir komutanla Yıldırım Bayezid karşı karşıya gelmiştir?

Emir Timur ve Yıldırım Bayezid arasında geçen, Osmanlı İmparatorluğunun fiziken yıkılması ile sonuçlanan Ankara savaşı, belki de dünya tarihinin seyrini değiştiren en önemli olaylardan biridir.

Yıldırım Bayezid’e yolladığı,  “Ey Bayezid bugün dünyaya hükmeden Timur İmparatorluğu bana senin gibi babamdan kalmadı” diye başlayan ünlü mektubunda Osmanlı ile savaşmamak adına oldukça ılımlı davranmıştır.

Emir Timur, İslam’a zarar verdiğini düşündüğü, Osmanlıya sığınmış, Bağdat hâkimi yağmacı Ahmet Celayir ve onun dostu Karakoyunlu Kara Yusuf’u idam etmesini ya da kendisine vermesini istemiştir. Yıldırım Bayezid’e “Biz sizin kâfir ile cenk ettiğinizi biliriz. Amacımız sizi zayıf düşürüp ortak düşmanımız kafirlere kolaylık sağlamak değildir” diyen Emir Timur, bu isteği yerine gelirse kız alıp kız vermeyi, ebedi müttefik olup düşman ile beraber savaşmayı teklif etmiştir.

Bayezid bu teklifi kabul etse belki İstanbul çok daha erken fethedilecek, Avrupa bir Türk kıtası olacaktır.

Yıldırım Bayezid teklifi ret edince iki ordu 1402 yılında karşı karşıya gelir. Yaptırdığı anayasasının ilk maddesi “Türklüğü yüceltmek için yaşa Türk’e kılıç kaldıran eli kır” olan Emir Timur bir Türk ordusuna karşı savaşmak zorundadır.

Savaşın öncesindeki gece 130 bin kişilik Timur’un ordusu bütün gece uluyarak 90 bin kişilik Osmanlı ordusunun moralini iyice bozar. Sabah Timur’un imamlığında 2 ordu askerlerinin kıldığı namaz sonrası başlayan savaşta binlerce genç ölür.  Osmanlı yenilmiş, Bayezid esir düşmüştür. Artık Osmanlının 11 sene sürecek fetret devri başlamıştır.

Anadolu’nun içlerine doğru yol alan Timur Ankara savaşının sonrasında 1403 yılında Osmanlının 7 senedir Rodos şövalyelerinden almaya uğraştığı İzmir’i de 7 günde fetheder.

1992 yılında Özbekistan’ı ziyaret eden Süleyman Demirel ve Alparslan Türkeş  hatıra defterine yazarken Süleyman Demirel’in  muzipçe, büyük komutan Timur için Ankara Fatihi mi yazmalıyız sorusuna Türkeş’in İzmir Fatihi yazalım cevabı unutulmazlar arasındadır.

On üçüncü Yüzyılda İslam dünyasının en önemli şehirlerinden Semerkant’ı inşa ettiren Emir Timur, eğitim ve öğretmenlere çok önem vermiştir. Onun döneminde Semerkant’ta o kadar çok öğretmen vardır ki öğretmenler neredeyse okutacak öğrenci bulamamaktadır. Ölümü sonrası adeta öğretmenlere verdiği önemi vurgularcasına hocası Mir Seyyid Bereke ‘nin ayakucuna defnedilir.

Özbekistan hakkında diğer yazılar için tıklayınız

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Yazar: Serdar Nazım KÖLÜRBAŞI